TEKİRDAĞ Namık Kemal Üniversitesi’nde (NKÜ) görevli akademisyen ve öğrencilerden oluşan uzman ekip, çimento üretimi kaynaklı karbondioksit salınımını azaltmak için sürdürülebilir ve ekolojik yapı malzemesi üretti. NKÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Dr. Öğretim Görevlisi Ahmet Bal, “Şu anda laboratuvarımızda on farklı malzeme tasarımı mevcut ve bundan üretilmiş duvarlar söz konusu. Normalde bir metreküp beton 2,4 ton ağırlığında gelir ancak bu malzemeler çok hafif, yaklaşık 1500-1800 kilogram arasında malzemeler. Geleneksel kerpice çok benziyor” dedi.
NKÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Dr. Öğretim Görevlisi Ahmet Bal ve mimarlık fakültesi öğrencilerinden oluşan uzman ekip, çimento üretimi kaynaklı karbondioksit salınımını azaltmak adına alternatif yapı malzemesi üretmek için çalışma başlattı. Proje kapsamında fakülte laboratuvarında, çimento yerine geri dönüşüm lifleriyle 10 farklı malzeme üreten ekip, bunların mekanik, ısı ve deprem testlerini yapmaya başladı.
‘SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE GERİ DÖNÜŞÜM ÖNEMLİ’
Amaçlarının sürdürülebilirliğe katkıda bulunmak olduğunu söyleyen Dr. Bal, “Bu projeye başlama amacı aslında sürdürülebilirlikle ilgili. Çünkü dünyamızdaki karbondioksit salınımının yüzde 8’ini çimento endüstrisi tek başına oluşturuyor. Bu da dünyanın daha fazla kirlenmesi ve fosil yakıt tüketimi demek. Türkiye bir deprem ülkesi. Bu sebeple de depreme dirençli, hafif yapı malzemelerine ihtiyacımız var. Aynı zamanda bu yapı malzemelerinin sürdürülebilir olması lazım. Sürdürülebilirlikle kastettiğimiz de aslında bir nevi çimento üretimini azaltan projeler yapmamız gerekiyor. Namık Kemal Üniversitesi’nin bu projeye odaklanmasının sebebiyse özellikle dediğim gibi sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm konusunun önemi” dedi.
‘İÇERİSİNDE GERİ DÖNÜŞÜM LİFLERİ VAR’
Mimarlık bölümündeki öğrencilerle birlikte, çimento kullanmadan, geleneksel maddelerle yapı malzemesi üretmeye başladıklarını belirten Bal, “Şu anda laboratuvarımızda on farklı malzeme tasarımı mevcut ve bundan üretilmiş duvarlar söz konusu. Bunların tabii ki mekanik testlerini gerçekleştirdik. Aynı şekilde bu cihazlarla bunların bazı ısı yalıtımıyla ilgili testleri de şu anda devam ediyor ve yine bu yapı malzemeleri kullanılarak deprem dirençlilik testleri başlayacak. Bu aşamaları geçtikten sonra malzemeyi artık insanların kullanımına sunabileceğiz. Normalde bir metreküp beton 2,4 ton ağırlığında gelir ancak bu malzemeler çok hafif, yaklaşık 1500-1800 kilogram arasında malzemeler. Geleneksel kerpice çok benziyor. İçerisinde alternatif geri dönüşüm lifleri var. Ama hiç çimento kullanılmıyor bunlarda” diye konuştu.
‘HEM DİRENÇLİ HEM ALTERNATİF MALZEME’
Ürettikleri malzemenin hem hafif hem de dirençli olduğunu söyleyen Dr. Bal, “Bu malzemelerin şu anda dediğim gibi ısı yalıtım testleri, ısı dirençlilik katsayıları hesaplanıyor. Yangın testleri ve deprem testlerini ise önümüzdeki yaz planlıyoruz. Haziran ayından itibaren özellikle Tekirdağ deprem mühendisliği laboratuvarında bunların deprem dayanımları tespit edilecek ve deprem dayanımlarında da başarılı olurlarsa eğer birçok alanda kullanılmaya başlanacak bu malzememiz. Bizim nasıl eskiden evlerimizi kerpiçle yapıyorduk. Bu da İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Ruhi hocamızın ‘Alker’ diye alçı katkılı kerpiç diye geliştirdiği bir proje vardı. Bu proje aslında onun devamı. Daha sürdürülebilir malzemelerle. Sadece biz burada hedef dayanımı olarak 20 mega paskala yaklaşık bir basınç dayanımı elde etmeye çalıştık. Bunu tabii ki bazı liflerin tasarımını yaparak, üretim yöntemlerini değiştirerek yaptık. Örneğin burada üretimler preslenerek yapılıyor. Dolayısıyla baskı altında üretiliyor. Hem hafif hem de dirençli bir malzeme” dedi.
‘ÇİMENTO YERİNE BİRÇOK ALANDA KULLANILABİLİR’
Malzemenin çimento yerine birçok alanda kullanılabileceğini kaydeden Bal, “Bunları nerede kullanabiliriz? İstinat duvarlarında kullanılmaya uygun. Yine normal evlerimizde, duvar elemanı olarak, taşıyıcı ya da taşıyıcı olmayan duvar olarak kullanabiliriz. Şu anda dediğim gibi deprem testleri tamamlanmadığı için taşıyıcı sistemlerde kullanılması belki daha sonrasında gerçekleşecek. Bu testlerin sonucunda aslında buna karar vereceğiz. Ama şu aşamada taşıyıcı olmayan elemanlarda, evlerimizin duvarlarında, bahçe duvarlarında, çevre elemanlarında çok rahatlıkla kullanılabilir bir proje oldu” diye konuştu.
‘BETONU HAFİFLETİYORUZ ASLINDA’
Ürettikleri malzemelerin doğa dostu olduğunun altını çizen Bal, “Binalarımızın depremde yıkılmasının en önemli sebeplerinden biri, kullandığımız yapı malzemelerinin ağır olması. Burada yapı malzemelerini hafifletiyoruz. Betonu hafifletiyoruz aslında. Hafiflettiğimiz için de deprem kuvvetleri daha az geliyor binamıza. Dolayısıyla deprem kuvvetinin azalması için bu malzemelerin, bu tarz malzemelerin geliştirilmesi lazım. Ama bence ikinci önemli konu, normalde çimento atıklarını yok edemiyorsunuz doğada. Üretilmesi için de çok fazla fosil yakıtı tüketmeniz demek, enerji bağımlılığı demek. Burada çok daha az enerjiyle sürdürülebilir, ekolojik bir ürün yaratmış oluyorsunuz” dedi.
‘KARBON AYAK İZİNİ AZALTIYORUZ’
Mimarlık Fakültesi 2’nci sınıf öğrencisi Melike Sarılı ise fakülte öğrencileri olarak depreme dirençli çimentosuz beton üretimi yaptıklarını belirterek, “Bu çalışmada amacımız daha estetik bir görünüm tasarlayan duvar yapmaktı aynı zamanda karbon ayak izini de azalttık, çünkü içerisinde çimento bulunmuyor. Biz içerisinde polipropilen elyaf kullandık onun dışında alçı kireç toprak kullandık. Kalıplar ürettik ve pres makinesi kullanarak bu kalıpları oluşturduk. Betonla kıyaslandığında daha sürdürülebilir bir alternatif ürettik. Karbon ayak izini azaltıyoruz ve direnci de yükseltiyoruz” dedi. (DHA)





